
“Giz, utancın öbür yüzüdür.” -A. Dufourmantelle
Kaygılı bağlananlar, muhataplarını idealize etmeye meyilliyken, kaygılı-kaçınganlar hem kaygılı hem de kaçıngan perspektiften bakabildikleri için, ilişkilerdeki farklı dinamikleri inceleme imkânına sahiptirler.
Bu yetenekleri iç dünyalarındaki kaosa su serpmediği gibi, çift yönlü bakış açıları, kendi olumsuz yanlarına odaklanmalarına sebep olur.
Bir açıdan kendilerini manipülatör ya da bencil, bir diğer açıdan, aşırı kaygılı bulurlar. İki kutbu da bünyelerinde barındırdıkları için, kimlik algıları ve ilişkilerdeki rolleri değişkendir.

İçgörüleri, kendilerini fazla eleştirmelerine ve sağlıklı bir ilişkiyi hak etmediklerini düşünmelerine yol açabilir. Kendilerini istikrarlı ve güvenli bir ilişkinin içinde hayal etmekte zorlanırlar. Duygusal tetiklenmelerle nasıl başa çıkacaklarını bilemedikleri için, odak noktalarını acılarından uzaklaştıracak yüksek bir hedef ya da yoğun bir heyecana ihtiyaç duyabilirler. Acıyı kaygılı bağlananlar kadar derinden hissederler ancak acıyla başa çıkma yöntemleri kaçıngan bağlananlarınkine daha yakındır.

Büyük başarılar, riskli deneyimler ya da bağımlılıklar kaygılı-kaçıngan bağlanan yetişkin için odak değiştirme yöntemleri hâline gelebilir. Sevgiyi derinden hissederler ama hayatlarında ilişkilere alan açmakta zorlanırlar. Derin bağlar kurmayı arzularlar ancak akışına bırakmaktan korkarlar. Düzensiz bağlanma stili, kontrol ihtiyacıyla yakından ilişkilidir.
Bir ilişkide içlerini gerçekten açmaları, güvenip kendilerini bırakmaları zaman alır ve gerçek benliklerini gösterdikleri az sayıda insan vardır. Hatta çoğunlukla, sevgilileri dışında onları yeterince tanıyan kimse yoktur. Dolayısıyla bir ilişki sonlandığında düzensiz bağlanan yetişkinin yaşadığı kayıp hissi büyüktür.

Acıyı kaygılı bağlanan kişi kadar derinden hissederler ama -kaygılı bağlanan kişinin aksine- paylaşımda bulunabilecekleri pek kimseleri genellikle olmaz.
Bir yandan derinden bağlanırken, bir diğer yandan bu bağın getirdiği belirsizlik ve risklerle baş etmekte zorlanırlar. Yeterli güveni duyamadıkları ve korkularının dayanılmaz hâle geldiği bir noktada kaçmaya, uzaklaşmaya meyillidirler. Genellikle severek ayrılırlar.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.