
Konsantrasyon seviyenizden ya da hafızanızdan şikayetçi misiniz? Kaygı atakları yaşadığınız oluyor mu? Uykuya dalmakta zorlandığınız geceler sıklaştı mı? Duygularınızı yönetmekte güçlük mü çekiyorsunuz?
Eğer düzenli olarak tüketiyorsanız, alkolün bu şikayetlerinize katkıda bulunuyor olma ihtimali yüksek. Yoğun ve düzenli alkol alımı başta anksiyete ve depresyon olmak üzere psikolojik bozukluklarla ilişkilendirilir.

Bu tüketim alışkanlığı psikolojik sorunların nedeni midir yoksa sonucu mudur ?
Kontrolsüz alkol kullanımı depresyonu ve kaygıyı tetikleyebilir. Öte yandan; anksiyeteden ya da depresyondan mustarip kişi, ruh haliyle mücadele etmek için alkolde çare arayabilir ve bunun sonucunda tolerans geliştirebilir. Dolayısıyla ruhsal sağlık ile düzenli ve yüksek doz alkol alımı doğrudan ilişkilidir. Bazen kişi, günlük hayatında bu tüketimi “dengelemiştir” ve görünür bir sorun yaşamamaktadır.
Kendimizi alkolle alakalı bir sorunumuz olup olmadığını düşünürken yakalıyorsak cevap genellikle pozitiftir. Güncel dünyada aşırı alkol tüketiminin normalleştirilmesi söz konusu. Neden içmediğimizi açıklamak zorunda olduğumuz sofralara oturuyoruz. İçen insanlar eğlenir mi? Yoksa zaman içinde eğlenmek için içkiye ihtiyaç duyar hâle mi gelirler ?

Peki, uzun süreli etkileri?
İstatistiklere göre her yıl ortalama 3 milyon kişi alkolden kaynaklanan bir sorun sebebiyle yaşamını yitiriyor; bu her altı dakikada bir kişi yapar. Özetle, ömrümüz kısalıyor ve hasta olarak geçirdiğimiz süre uzuyor; yaşam kalitemiz düşüyor.
Alkol, bağımlılık yapan psikoaktif bir maddedir. Etanol, beynimizdeki ödül siteminin çalışma şeklini kademeli olarak değiştirmektedir. Alkol aldığımızda yaşanan olumsuz olayları zaman içerisinde unutup, alkolün verdiği rahatlığı hatırlamaya eğilimliyizdir. Hafızamızda tadı kalan bu hazzı yeniden yaşama isteğimiz, hayır dememizi zorlaştırır.

Alkolizmin temel belirteci, alkol almadan işlevsel olamamaktır. Alkol bağımlılığından bahsedebilmek için aşağıdaki maddelerin sürekliliği gerekmektedir:
Dürtüsel ve kompülsif kullanım
Kişi, sonuçları düşünemeden, karşı konulamaz bir gücün baskısı altındaymış gibi içme davranışına yönelir. Alkolle alakalı bir nevi takıntı geliştirmiştir; gittiği yerlerde, katıldığı etkinliklerde alkollü içki bulma fikri zihnini meşgul eder.
Kontrol kaybı
Alınan kararlara, verilen sözlere rağmen kişi, öngörülenden daha yüksek miktarda ve daha uzun süre alkol alır.
Tolerans
Kişi, aynı etkiyi elde etmek için daha yüksek miktarlarda alkol tüketmek durumundadır. Başlangıçtaki doz, başlangıçtaki etkiyi sunmaz.
Kronik tüketim
Yolun başında zevkle ilişkilendirilen alkol alımı, zamanla sıradanlaşmış, günlük yaşamın bir parçası olmuştur. Kişi, hayatına alkol eşliğinde devam eder ve birlikteliğin süresi uzadıkça, -olumsuz sonuçlara rağmen- bağımlılık derinleşir.
Craving
Önüne geçilemez, yoğun madde alım isteğidir ve genellikle söz konusu maddeye kompülsif bir yönelişle sonuçlanır.
Fiziksel, psikolojik ve sosyal sağlık üzerinde olumsuz etkiler gözlemlenir.
Alkol alımı bir seçim olmaktan çıkar, kişi yaşamının kontrolünü, harici bir nesneye devretmiştir, artık bu tüketime maruz kalmaktadır. Alkolizm bir irade eksikliği değil, kronik bir rahatsızlıktır ve söz konusu birey ömür boyu dikkat etmelidir.

Alkolle alakalı bir problem yaşıyor olmanız için alkol bağımlısı olmanız şart değildir.
Arada sırada içtiğiniz halde, duramamak da bir sorundur ya da eğlenmek veya uykuya dalmak için içmek mecburiyetinde hissetmek.
Sorgulanması gereken temel nokta bağımlı olup olmadığımız değildir.
“Alkol tüketimim hayatımda -ilişkisel, mesleki vs- sorunlara sebep oluyor mu?” Sorusunun cevabı daha güvenilir bir kaynaktır.
Alkol bazen güncel sorunlarla başa çıkmak için, kişi tarafından bir kendine yardım aracı olarak kullanılabilir. Problemlerimiz çözülmez, sadece geçici olarak algımız değişir ve bize, yoksunluk belirtilerinin yönettiği bir yaşam döngüsünün yolu açılır.
Alkol uykuya dalmamızı kolaylaştırsa da uyku kalitemizi bozmaktadır. Depresif duygudurumu ya da kaygıları etkisinde olduğumuz müddetçe yatıştırsa da gelecek vadettiği söylenemez. Alkolün etkisi geçtiğinde, ötelediğimiz her ne varsa yeniden kapımızı çalacaktır. Bu tüketim şekli, uzun vadede çözüm yolu olmaktan ziyade problemin köklerini besler.
Alkol alma sebebinizi arzu değil de daha çok ihtiyaç olarak betimliyorsanız, bir sorun olma olasılığı yüksektir. Biraz yavaşlayıp, mevcut ruh hâlimizin bize söylediklerine kulak vermek yatırımdır. Kendi sesinizi ne kadar net duyarsanız, anlaşılmamaktan o kadar az yakınırsınız.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.